Neden Göcebe?
Merhaba,
Sumeyye ben. 30 yasindayim ve 4.5 yasinda bir cocuk annesiyim. Blogumu yazarken bir iki dakika isim dusundum sonra instagramda da kullandigim göcebe rumuzunu kullanmaya karar verdim. Zira bir evim yok. Yani aslinda bir cok evim var da hangisi ve neresi evim bilmiyorum. Kisaca kendimden bahsedecek olursam 87 senesinin Temmuz ayinda Igdir'in Tuzluca ilcesinde dogdum. 93 senesinde Istanbul'a göc ettik. Ilk göcum dogdugum sehirden oldu yani. Igdir'dan Istanbul'a babam ve ben göc ettik ilk etapta. Gidip is ve ev bulmak; ve yeni sehri söyle bir kolacan etmek amaciyla gittik. Uzerimde pembe-beyaz cizgili, sag bacaginda bir aslan resminin oldugu sortlu gömlekli takimim vardi. Arkadaslarima ve kuzenlerime Istanbul'a gidiyorum ben; bir daha gelmem buralara diyip binmistim otobuse babamla. Bugun bile hala merak ediyorum ne bicim cocukmusum da aglayip zirlamadan oylece babamin elini tutup nasil dusmusum yollara diye. Belki de cok aglamisimdir o kisimla ilgili hic ani yok beynimde. Bizi annem ve iki erkek kardesim takip etti. Ve Istanbul Tuzla'da tasindigimiz kiralik evle birlikte baslamisti yeni maceramiz. Aslinda mahsun kirmizigul filmlerinde gordugumuz sahnelerden cok farki yoktu ilk yillarimizin. Salonda bir divan bir kac minder ve koca cicekli o perdeler disinda birsey yok. Oldukca fakir ve kirik Turkce konusan Kurt bir aile tasinmis muhtarin alt katina.
Babam hic duzenli bir iste calismadi. Annem bir sirkette asci olarak calisti. Kardeslerim yasayarak ögrendiler hayati ben okuyarak. Tutunduk sayilir bu yeni sehre. Sonra evimiz bildik Tuzla'yi. Ilkokulu ve ortaokulu mahallemizdeki okulda basariyla bitirdim. Lisede inisli cikisli bol bunalimli yillar gecirdim. Cok basarili olmayi cok seviyordum. Ama hayatla ilgili hicbir hedefim yoktu. Hala bile soruyorum bu soruyu kendime. Nedir bu hayattaki hedefim hala bilmiyorum. Allah var iyi ki! Lisede dili cok sevdigim icin dil bölumunu sectim, cok da iyiydim o alanda. Ama ne olacagimla ilgili hicbir fikrim yoktu. Tek hedefim en iyi universiteye yerlesmekti. Ama niye oraya yerlesmek istedigimi bilmiyordum. Nihayetinde yerlesemedim. Universite sinavindan sonra bosluga dusmus kedi gibiydim. Sinav bitti artik stres yok Marmara Universitesi Ingilizce ogretmenligine yerlesmistim. Gayet garip bir durumdaydim. Iste oyle gidip okudum. Eylul 2007 de ilk defa yurtdisina ciktim. Erasmus ögrencisi olarak Cek Cumhuriyeti'ne gittim. Cek Cumhuriyeti'nde bizim gibi diger Erasmuscular ile tanisip bir cok ulkeyi gezdim. O gunlerde bugun yasadigim Isvec'e de gelmistim. Kim bilebilirdi ki? Yurtdisi gezilerini cok sevdim. Cek Cumhuriyeti'nden döndugum ilk yaz Ingiltere'ye gittim. Orada da hala görustugum cok guzel insanlar tanidim. Gel zaman git zaman okul bitti, basarili bir ögrenciydim ve dereceyle bitirdim universiteyi. Eee simdi sirada ne vardi atanmam gerekiyordu sanirim.
Eylul 2009 da asla ayrilamam sandigim Istanbul'dan ayrildim ve dogdugum sehre cok yakin bir yere Van'a tasindim. Tasimali bir ilkögretim okulunda Muradiye'nin köylerinden gelen cocuklara ögretmenlik yapacaktim. Calikusu gibi. Cok guzel insanlar tanidim Muradiye'de. Cok guzel cocuklara ögretmenlik yaptim. Ve Ocak 2010 da Diyarbakir merkeze kadrolu atandim.
Diyarbakir'da 2.5 sene kaldim. Cok cok aglayarak ve uzulerek gittigim bu sehri cok sevdim. Ilk 6 ay benim gibi yeni atanan ögretmenlerle tanistim ve arkadaslik kurmak zor olmadi. Her birimiz gurbete dusmus acemilerdik nihayetinde. Cok sirin bir ev dösedim. Bu sehirde ne kadar kalacagimi bilmesem de her seyimi yeni aldim. Perdelerime kadar özel diktirdim. Niye? Cunku bir evim olsun, cok sevdigim bir evim olsun istedim. Van'da iken yasadigim o gecici duygusunu sevmedim. Göcebe hissini sevmedim ondan. Bir gun bu sehirden göcecek olsam da kalbim ve gözlerim kendini orada kalici sansin istedim. Ama o gunden sonra da hep göcebe kaldim.
30 Haziran 2010 da tanistim K ile. Kader iste! K Diyarbakir'li. 20 yasinda iken Isvec'e yerlesmis. Onunla tanistigimda isinden ve eski sevgilisinden ayrilmis; kendisine depresyona girecek zaman vermeden hemen bir dunya turuna cikmisti. Dunya turunun sonunda Diyarbakira kendi memleketine gelmisti. Aklinda gerceklestirmek istedigi bir suru proje vardi. Gizemli bir deliydi. Deli deliyi severmis sanirim. Guleryuzlu ve macerayi seven cok kibar biri yani o zamanlar onunla ilgili dusuncelerim buydu. Su anda öyle belki ama... K ile iliskimiz cok hizli gelisti. Ekim ayinda nisanlandik ve Temmuz 2011 de Kervansaray otelinde 120 davetlinin huzurunda evlendik.
O kucuk sevimli evimden buyuk bahceli bir eve tasinmistik. K elektronik muhendisi. Bir telekom sirketinde Guneydogu proje supervizoru olarak calisiyordu. Cok gezdik onunla. Cok eglendik. Cok sevdik. Ruya gibi bir 2 senenin sonunda calistigi proje bittiginde ,ben 12 haftalik hamileydim. Bir gun Isvecte'ki eski is arkadaslarindan biri aradi. Ihtiyac var gelir misin dedi. Ve K gitti. Telefon görusmesinden bir saat sonra biletini aldi ve 7 saat sonra bindi ucaga ve Isvec'e gitti. Saskindim. uzgundum. Askere gitmeden önce bizi ziyarete gelen kardesim Ö ile kalakalmistik. Sonra Ö de gitti. Onu da askere ugurladim. 12 haftalik hamile halimle evimdeki butun esyalari sattim, Istanbul'a gotureceklerimi paketledim. Tayinimi Istanbul'a istedim ve Diyarbakir sayfasini kapatip Istanbul'a evime döndum. Hamileligimin 32. haftasina kadar Istanbul'da annemlerle kaldim. Isvec icin oturma iznim ciktiginda cok mutlu olmustum. 5 aylik bekleyis sona erecekti. Hic bilmedigim bir hayata baliklamasina daliyor gibi hissetsem de. K'ya cok guveniyordum. Onu cok seviyordum. Ucaga binip sehrime son kez baktigimda, bir daha hic gule oynaya, özgurce dönemeyecegimi bilmiyordum Istanbul'a. Ailemi, evimi, arkadaslarimi ve 3 yil yaptigim kadrolu ögretmenlik meslegimi geride birakip sifirdan baslamaya gidiyordum. 20 Ekim 2012 de Isvec'e göc ettim.
Gocun basladigi gun...
O kucuk sevimli evimden buyuk bahceli bir eve tasinmistik. K elektronik muhendisi. Bir telekom sirketinde Guneydogu proje supervizoru olarak calisiyordu. Cok gezdik onunla. Cok eglendik. Cok sevdik. Ruya gibi bir 2 senenin sonunda calistigi proje bittiginde ,ben 12 haftalik hamileydim. Bir gun Isvecte'ki eski is arkadaslarindan biri aradi. Ihtiyac var gelir misin dedi. Ve K gitti. Telefon görusmesinden bir saat sonra biletini aldi ve 7 saat sonra bindi ucaga ve Isvec'e gitti. Saskindim. uzgundum. Askere gitmeden önce bizi ziyarete gelen kardesim Ö ile kalakalmistik. Sonra Ö de gitti. Onu da askere ugurladim. 12 haftalik hamile halimle evimdeki butun esyalari sattim, Istanbul'a gotureceklerimi paketledim. Tayinimi Istanbul'a istedim ve Diyarbakir sayfasini kapatip Istanbul'a evime döndum. Hamileligimin 32. haftasina kadar Istanbul'da annemlerle kaldim. Isvec icin oturma iznim ciktiginda cok mutlu olmustum. 5 aylik bekleyis sona erecekti. Hic bilmedigim bir hayata baliklamasina daliyor gibi hissetsem de. K'ya cok guveniyordum. Onu cok seviyordum. Ucaga binip sehrime son kez baktigimda, bir daha hic gule oynaya, özgurce dönemeyecegimi bilmiyordum Istanbul'a. Ailemi, evimi, arkadaslarimi ve 3 yil yaptigim kadrolu ögretmenlik meslegimi geride birakip sifirdan baslamaya gidiyordum. 20 Ekim 2012 de Isvec'e göc ettim.
Gocun basladigi gun...



Yorumlar
Yorum Gönder