Isvec'e göcum

20 Ekim 2012 de geldim Isvec'e. Stokholm'de öpucuklerle karsiladi K beni. Ve 4 saatlik ruya gibi bir yolculugun sonunda yeni evime Sundsvall'e varmistik. Yol boyunca gördugum muhtesem dogaya asik oldum ve ilk kez sonbaharin bu kadar guzel olabilecegini farkettim. Gävle Bro daki Dinners restauraninda musluktan ictigim buz gibi suyun tadi da hala damagimda. Ilk 2 ay hizli gecti.

10 Aralik gunu kizim dunyaya geldi. O gunden sonra gecen 6 ayi hatirlamiyorum desem yeridir. Karanlik, soguk ve uykusuz gunlerdi. Annelige ve yeni evime alisma dönemimin cakismasi, bana psikolojik olarak agir gelmisti. Ama yazin kizimin daha hareketlenmesi; uykusunun duzene girmesi ve tabi Isvec'in meshur beyaz gecelerinin baslamasiyla enerjim tavan yapti. Cok guzel insanlar tanidim Sundsvall'de. Cok guzel bir evimiz ve cok guzel bir hayatimiz oldu. Kizimiz R 11 aylikken K'nin isi dolayisiyla Oslo'ya Norvec'e göctuk ve önumuzdeki 1 yili orada gecirdik. Oslo'ya asik olmustum. Sundsvall cok huzurlu bir sehirdi ama cok kucuktu. Oslo ise tam ideal buyuklukte ve nispeten biraz daha sicak bir sehirdi. K burada 1 yil calisti ve sözlesmesi sona erdiginde yine Isvec'e dönduk.

Bu donemde K bosanma basvurusu yapmisti. Bosanma basvurusu yaptigi tarih cok manidardi. 14 Subat 2014. Sanki bu sana sevgililer gunu hediyem olsun der gibiydi. Ve bosanma basvurusu yaptigindan Nisan ayinda haberim oldu. Konusma geregi bile duymamisti. Tek söyledigi ayrilmak istedigiydi. Sebep olarak ise 2 yil boyunca Istanbul'a ailemi ziyarete gidebilmek icin asiri israrci olusumu ve cok farkli oldugumuzu farketmesini gösterdi. Zor gunler geciriyordum. 1 yil Isvec'te ve 1 yil Norvec'te yasamistim onunla. Her iki ulkede de ondan baska kimsem yoktu ve her iki ulkenin de dilini bilmiyordum. Yani aslinda beni okyanusun ortasinda kucuk bir adaya biraksalar, tek basima bir sekilde duzenimi kurar ve ayakta kalabilirim. Fakat icinde bulunduğum durum biraz farklıydı. 2 yasinda bir kizim vardi ve buraya gelirken ucakta kendimle beraber getirdigim onca hayalim... Bosanma davasinin devam ettigi surecte R krese basladi ve tabi ben de dil kursuna. K calismak icin Tayvan'a tasindi. O Tayvan'da iken gunlerim kres ve okul arasinda kosturmaca ile geciyordu. Yemek yap, ye, R'yi uyut, ödevlerini yap vs. vs.

Ama hayatimda iyi seyler de oluyordu. 3 ayda temel dil kursunu bitirdim. Ortaokul seviyesini okumama gerek olmadigini direk lise duzeyine atlayabilecegimi soylediler. Lise duzeyi Isvecce'yi de 1 yilda bitirdim. Temel egitimden lise son sinif seviyesine kadar butun kurslarimi A alarak en yuksek dereceyle bitirdim. Ögretmenlerim de arkadaslarim da hizima inanamiyorlardi. K da öyle. O da bu hizima inanamiyordu. Artik Isvecce'yi cok iyi konusuyordum. Bu donem icinde Isvec ehliyetimi aldim ve anadil ögretmeni olarak belediyede ise basladim.  K Isvec'e döndü ve bosanma davasindan vazgecti. Ama sorunlarimizin hicbirini cözmedik sadece bir sonraki kriz dönemine kadar uzerine toprak örttuk ve onlar yokmus gibi hayatimiza devam etmeyi tercih ettik. Boylesi daha kolay geliyordu.

Hayatimin son 3 yili oldukca zor gecmisti. Önce isvece göcmus ve anne olmustum, sonra Norvec'e ve ardindan yine Isvec'e göcmustum. Son yilimi ise tamamen Isvec'e adapte olmaya adamistim. Ve olmustum da. Meslegim olan ögretmenligi cok da bilincli, cok da askla secmemistim. Farkli ve cok daha ilgilmi ceken bir alanda yeniden universite okumaya karar verdim. Psikolog olmaya karar verdim. Stokholm Universitesi Psikolog programina en yuksek ortalama olan 22.5 ile kabul edildim. Isvec vatandasligina basvurdum, kisacasi Isvec'te yerlesik olmaya basladim.

Fakat K tekrar Norvec'te ise girmisti ve bu defa kadrolu ve kalici bir ise. O yuzden okula gidemedim. Haziran 2016 da ikinci bir defa Norvec'e göctuk. Daha önceki gelisimizde Oslo'yu cok sevmistim ama yine de bu gelisimize cok sevinemedim cunku Isvecce ögrenmis, universiteye kabul edilmis ve Isvec'e dair bir suru gelecek planlari yapmistim. Norvec'te herseye sifirdan baslayacak gucum de enerjim de yoktu. 7 ay Oslo'da yasadik. R ve ben evdeydik, zamanimiz guzel geciyordu, ama hayatimdaki belirsizlikler beni cok rahatsiz ediyordu. Isvec vatandasligini almis olsam hic dusunmeden Norvec'te yerlesik olmak icin adimlar atmaya baslayacaktim ama Isvec vatandasi degildim ve Turkiye vatandasi olarak tekrar burada oturma ve calisma izni almak icin basvurmam ve 4 sene once geldigim noktaya dönmem gerekiyordu.

Isvec vatandasi olabilmek icin birden fazla yol var. Normalde 5 yil ikamet ettikten sonra basvurulabiliyor fakat eger Isvec vatandasi biri ile evli iseniz 3 yil sonunda da basvurup vatandas olabiliyorsunuz. Ben bu ikinci alternatif icin basvuru yapmistim. Fakat K is dolayisiyla Isvec'ten tasininca göcmenler dairesi vatandasligimi onaylamak icin K'nin onlarla iletisime gecip Norvec'e is icin tasindigini ve hala iliskimizin devam ettigini bildirmesini ve tabi is sözlesmesinin bir kopyasini onlara göndermesini istedi. K bunu yapmayacagini soyledi. Hala icime oturmus bir tepki bu. Niye yapmadi hala bilmiyorum. Cevap olarak sen nankörsun senin icin birsey yapmadigimi dusunuyorsun ben de iste o yuzden yapmiyorum dedi. Sindirilmesi zor, ama yuttum gitti iste.

Ikimiz de cok mutsuzduk. Tekrar unviersiteye basvurdum ve 7 ay sonunda bu sefer K'da bu sekilde artik yasayamacagimiza kanaat getirmis olmali ki, Stokholm'e tasinmamiza onay verdi. Hayatimizda bir göc daha yasanacakti. R kizim 4 yasinda 4. kez iki ulke arasinda tasinacakti. Ocak 2017'de R ve ben Stokholm'e tasindik. K Oslo'da kaldi. Her hafta persembe aksami Stokholm'e bizi ziyarete geliyor ve pazar ögleden sonraya kadar bizimle Stokholm'de kaliyor. Bu son 6 aydir böyle devam ediyor. Bu arada R krese, ben de okula basladim. 1 dönemi bitti bile okulun. Hersey yolunda gibi gidiyor.

Haziran ayinda okul kapandi ve R ile birlikte Oslo'ya geldik, 3 aydir buradayiz. Yaz tatilimiz guzel gecti. Bu yaz 30 yasima girdim. Dogum gunumun sabahi R önceden sakladigi bir kac kalemi cikarip bana verdi hediye olarak.  Baska zaman olsa mutsuzluktan halim yok derdim de. Kizim R olunca sirf onun hatrina bir pasta yaptik birlikte. Pastanin uzerine önceki gun birlikte topladigimiz orman meyvelerini R dizdi. Ve 30 yasima kendi yaptigim pastayi dilimleyip, kendi kendime mutlu yillar dileyerek girdim. K'da yedi pastadan. Ama dogum gunun kutlu olsun diyen olmadi.




Pazartesi Stokholm'e dönecegiz. K ile sorunlarimiz hala cok fazla. Hep eli kulaginda bir bosanma korkusu var. Bosanmayi istemiyorum. Mutlu oldugumdan falan degil, kizimin ayri anne baba ile buyumesini istemedigimden. Sorunlarimizi karsilikli tavizler ve anlayisla cözebilecegimize hala inancim oldugundan. Ve tabi hayatimi yalniz gecirmekten korktugumdan. Her alternatif urkutucu geliyor bosanma sonrasi. K'nin Oslo'da oldugu gunlerde okulun stresinden cok fazla birsey hissetmesem de. Her aksam yemegi sofrasinda bogazim dugumleniyor yine de. Gunun en agir gelen ani, iki kisi aksam yemegi sofrasina oturmak oluyor. Buna da alisacagim sanirim.


Yorumlar

Popüler Yayınlar